Kanaat nakışlarıyla dizginlenmiş canlı ve cansız bütün eşyanın kıyamate kadar sürekli ve düzenli bir şekilde döngüsünün karşısındaki tek engel ve mani nefsin hevasını ilah edinmiş insandır. Bunun dermanı, kanaatin kölesi olmaktır.
Kanaat hayatın yakıtıdır. Altın sarrafı hassasiyeti ile ölçülüp biçilmiş eşya ve hadiseler belli bir kanaat hesabıyla hareket ettikleri için sürekli ve kesintisiz hayatın akışını sağlarlar. İneklerin otladıktan sonra verdikleri süt ziyan olmaz, zarar gibi gözüken şeyler başka bitkilere gıda olur ve mucizevi bir devranla hiçbir şeyin israf edilmediğini gösterir. Aynı çizgide, dağdan ayrılan tatlı su denize dökülür ve oradan da buharlaşıp tekrar kar suretinde dağlara tatlı su olarak depolanır. Bunun gibi sayısız eşya ve hadise hayatın nasıl kanaat çizgisinde örgülendiğini gözler önüne serer. Sadece iki örnekle zahiren faydasız görünen hadisatın nasıl her bir evresinde semere hasıl ettiğini müşahede etmek mümkün.
Bunlardan ilki Tazmanya Canavarı. Köpek kadar güçlü olan çeneleri, kırmızı ağzı ve kan dolu pembe kulakları ile akıllara sadece vahşet, acımasızlık gibi kavramları getiren Tazmanya Canavarı haddizatında bulunduğu vahşi hayatı leşlerden temizlemekle görevlendirilmiştir. Tazmanya Canavarı kısacası her bulduğu eti yer. Bunlara hasta veya ölü hayvanlar dahildir. Diğer yırtıcı hayvanların öldürüp kendilerine yiyecek yaptıkları hayvanların ortada kalan leşini temizleyip vahşi doğayı kötü kokudan ve nahoş görüntüden kurtaran bir yaratıktır o aslında. Yarım saat içinde ağırlığının yüzde 40’ı kadar leş yiyebilen ve bu anlamda bir temizlik görevlisi gibi davranan Tazmanya Canavarı Avustralya’nın güneyindeki Tazmanya adasına has bir hayvandır.
Tazmanya Canavarı, bölgede kırmızı tilki gibi doğanın dengesini bozan ve doğaya sonradan eklenip yer kuşlarına ve tarım arazilerine inanılmaz zarar veren hayvanları da yiyerek muazzam bir fayda sağlar.
İkinci örnek ise yer altından kızgın lavları dışarı savuran yanardağlardır. Volkan patlamaları tarih boyunca hep bir felaketin simgesi olagelmiştir. 2 bin sene önce İtalya’da Vezuvi yanardağının patlamasıyla Pompey şehri yok olmuştur. En son üç yıl önce İzlanda’da Eyyafyallayökül volkanının patlaması sonucunda bütün Avrupa’nın Irak’a kadar hava trafiği durma noktasına gelmiş ve Avrupa’ya her anlamda milyarlarca dolar zarar vermiştir. Volkan patlamasından son 600 yılda 200 binden fazla insan ölmüştür.
Volkanlar en çok da patlamanın yakınlarındaki hayatları derinlemesine olumsuz bir şekilde etkiler gibi gözükse de biraz araştırıldığında insanoğlu onlara ne kadar çok şey borçlu olduğunu görecektir.
Volkan patlamasından oluşan maddeler sanayi ve kimya alanında birçok faydaları vardır. Volkanlardan çıkan lavlar kuruduktan sonra oluşan kaya parçaları yol yapımında olmazsa olmaz malzemelerdir. Volkan külleri ayrıca çimento ve kozmetik yapımında da sık kullanılan çok faydalı bir madde. Volkan patlamasından sonra oluşan ve binlerce kilometreyi kaplayan küller çok kullanılmış toprakların ana gübre kaynağıdır. Dünyada en verimli topraklar daha çok dağ yamaçlarında olan siyah, kahverengi ve ekvatoryal alanlardaki kırmızı ve siyah-kırmızı topraklardır. Fakat bunlardan daha verimli bir toprak ise volkan külleri ile karışmış topraktır.
Üç yıl önce patlamış ve kül bulutları bütün Avrupa’yı kaplamış İzlanda yanardağı Avrupa’nın topraklarına nasıl bir bereket getirmiştir belki hiçbir zaman gerektiği kadar bilinemeyecektir.
Eğer bugün bir elmas ve pırlanta piyasalarından bahsediyorsak, onun en büyük sebebi de volkanlardır. Elmas madenleri gelende yeryüzünün 250 km derinliğinde olur ve volkan patlamaları sonucunda yerin altından çıkan kızgın lavlar o elmasın çok az bir kısmını yerin üstüne atarlar. Ondandır ki, her volkan patlama akabinde, elmas avcıları bölgeyi delik deşik ederler.
Volkan patlaması ayrıca ısınan dünyamız için de en güçlü bir ilaçtır. Volkan patlaması sonucunda atmosfere salgılanan yüksek miktardaki sülfür yırtılan ozon tabakasını yamamak için tek çaredir. 1995 yılında Filipinler’de patlayan bir volkandan sonra ısının o bölgede 2 derece düştüğünü müşahede etmişler.
Volkan patlaması faydalı kül ve sülfür ile birlikte hidrojen de salgılar. Hidrojen atmosferdeki oksijenle birleşip su damlacıkları oluşturur. Bu hem salgılanan küllerin toprağa karışmasını sağlar, hem de tatlı su kaynağını yapay bir şekilde, buharlanma olmadan artırır.
Hayat bu muazzam, şaşmaz ölçü ve kanaat döngüsünde devam ettiği halde insanın israf etmesinin nasıl hayatın düstur ve kaidesine ihanet olduğunu ve nasıl dünyanın işleyiş şekline muhalif ve tecavüz manasına geldiğini anlamak zor değildir. Bu başdöndürücü kanaat formülü ve “geri dönüşümlü” mekanizma şeklinde çalışan “şuursuz” hayat, şuurlu insana adeta ders verip, örnek olmaktadır.
Kanaat hayatın yakıtıdır. Altın sarrafı hassasiyeti ile ölçülüp biçilmiş eşya ve hadiseler belli bir kanaat hesabıyla hareket ettikleri için sürekli ve kesintisiz hayatın akışını sağlarlar. İneklerin otladıktan sonra verdikleri süt ziyan olmaz, zarar gibi gözüken şeyler başka bitkilere gıda olur ve mucizevi bir devranla hiçbir şeyin israf edilmediğini gösterir. Aynı çizgide, dağdan ayrılan tatlı su denize dökülür ve oradan da buharlaşıp tekrar kar suretinde dağlara tatlı su olarak depolanır. Bunun gibi sayısız eşya ve hadise hayatın nasıl kanaat çizgisinde örgülendiğini gözler önüne serer. Sadece iki örnekle zahiren faydasız görünen hadisatın nasıl her bir evresinde semere hasıl ettiğini müşahede etmek mümkün.
Bunlardan ilki Tazmanya Canavarı. Köpek kadar güçlü olan çeneleri, kırmızı ağzı ve kan dolu pembe kulakları ile akıllara sadece vahşet, acımasızlık gibi kavramları getiren Tazmanya Canavarı haddizatında bulunduğu vahşi hayatı leşlerden temizlemekle görevlendirilmiştir. Tazmanya Canavarı kısacası her bulduğu eti yer. Bunlara hasta veya ölü hayvanlar dahildir. Diğer yırtıcı hayvanların öldürüp kendilerine yiyecek yaptıkları hayvanların ortada kalan leşini temizleyip vahşi doğayı kötü kokudan ve nahoş görüntüden kurtaran bir yaratıktır o aslında. Yarım saat içinde ağırlığının yüzde 40’ı kadar leş yiyebilen ve bu anlamda bir temizlik görevlisi gibi davranan Tazmanya Canavarı Avustralya’nın güneyindeki Tazmanya adasına has bir hayvandır.
Tazmanya Canavarı, bölgede kırmızı tilki gibi doğanın dengesini bozan ve doğaya sonradan eklenip yer kuşlarına ve tarım arazilerine inanılmaz zarar veren hayvanları da yiyerek muazzam bir fayda sağlar.
İkinci örnek ise yer altından kızgın lavları dışarı savuran yanardağlardır. Volkan patlamaları tarih boyunca hep bir felaketin simgesi olagelmiştir. 2 bin sene önce İtalya’da Vezuvi yanardağının patlamasıyla Pompey şehri yok olmuştur. En son üç yıl önce İzlanda’da Eyyafyallayökül volkanının patlaması sonucunda bütün Avrupa’nın Irak’a kadar hava trafiği durma noktasına gelmiş ve Avrupa’ya her anlamda milyarlarca dolar zarar vermiştir. Volkan patlamasından son 600 yılda 200 binden fazla insan ölmüştür.
Volkanlar en çok da patlamanın yakınlarındaki hayatları derinlemesine olumsuz bir şekilde etkiler gibi gözükse de biraz araştırıldığında insanoğlu onlara ne kadar çok şey borçlu olduğunu görecektir.
Volkan patlamasından oluşan maddeler sanayi ve kimya alanında birçok faydaları vardır. Volkanlardan çıkan lavlar kuruduktan sonra oluşan kaya parçaları yol yapımında olmazsa olmaz malzemelerdir. Volkan külleri ayrıca çimento ve kozmetik yapımında da sık kullanılan çok faydalı bir madde. Volkan patlamasından sonra oluşan ve binlerce kilometreyi kaplayan küller çok kullanılmış toprakların ana gübre kaynağıdır. Dünyada en verimli topraklar daha çok dağ yamaçlarında olan siyah, kahverengi ve ekvatoryal alanlardaki kırmızı ve siyah-kırmızı topraklardır. Fakat bunlardan daha verimli bir toprak ise volkan külleri ile karışmış topraktır.
Üç yıl önce patlamış ve kül bulutları bütün Avrupa’yı kaplamış İzlanda yanardağı Avrupa’nın topraklarına nasıl bir bereket getirmiştir belki hiçbir zaman gerektiği kadar bilinemeyecektir.
Eğer bugün bir elmas ve pırlanta piyasalarından bahsediyorsak, onun en büyük sebebi de volkanlardır. Elmas madenleri gelende yeryüzünün 250 km derinliğinde olur ve volkan patlamaları sonucunda yerin altından çıkan kızgın lavlar o elmasın çok az bir kısmını yerin üstüne atarlar. Ondandır ki, her volkan patlama akabinde, elmas avcıları bölgeyi delik deşik ederler.
Volkan patlaması ayrıca ısınan dünyamız için de en güçlü bir ilaçtır. Volkan patlaması sonucunda atmosfere salgılanan yüksek miktardaki sülfür yırtılan ozon tabakasını yamamak için tek çaredir. 1995 yılında Filipinler’de patlayan bir volkandan sonra ısının o bölgede 2 derece düştüğünü müşahede etmişler.
Volkan patlaması faydalı kül ve sülfür ile birlikte hidrojen de salgılar. Hidrojen atmosferdeki oksijenle birleşip su damlacıkları oluşturur. Bu hem salgılanan küllerin toprağa karışmasını sağlar, hem de tatlı su kaynağını yapay bir şekilde, buharlanma olmadan artırır.
Hayat bu muazzam, şaşmaz ölçü ve kanaat döngüsünde devam ettiği halde insanın israf etmesinin nasıl hayatın düstur ve kaidesine ihanet olduğunu ve nasıl dünyanın işleyiş şekline muhalif ve tecavüz manasına geldiğini anlamak zor değildir. Bu başdöndürücü kanaat formülü ve “geri dönüşümlü” mekanizma şeklinde çalışan “şuursuz” hayat, şuurlu insana adeta ders verip, örnek olmaktadır.

Şimdi ilk olarak ozon deliği muhabbeti tamamen palavra lütfen itibar etmeyin.Kainat kusursuz bicimde ilerliyorki kiyamet henuz kopmadi.Elmas ile volkan patlamalari arasinda kurdugun bag biraz absurd olmus :) elmas bizim icin cok degerli olabilir ama doga icin bir manasi yok :) demek istedigim doga bizim icin patlamadan sonra elmas getirmiyor yeryuzune,oyle olmasi gerektigi icin vuku buluyor bu olay ...
YanıtlaSilDünya hayatı kendisine süslendirilen nefs-i emmare, hizb-i şeytandan sayıldı.İşte bu nefsi terbiye etmek,onu ALLAH AZZE ve CELLE'nin zikriyle itaatkar kılmak farz olan bir vecibedir.Ve bu vecibeye, terbiye-i nefs denilmektedir. Şayet bu nefsbaşkalaşıp Kuran-ı Hakim'i hayatına hakim kılarsa ve beşeri vasıfları, sıfatları, istek ve arzuları, meleki ulvi vasıflara dönüşürse, HİZBULLAH'tan oluverir.(İsmail ÇETİN Hoca Efendi Hazretleri)
YanıtlaSilNefsin esiri olup şuursuzlaşmamak için nefsin terbiye edilmesi gerekir kanaatindeyim...
MaşaAllah La Kuvvete İlla Billah..(Kehf Suresinden..;39.Oysa ki senin bağına girerken (O'nun hayata müdahil olduğunu görüp):"Bu Allahın yaratıcı iradesiyle olur bu irade ancak Allah sayesinde kullanılan bir güçle gerçekleşir." diye düşünmen gerekmez miydi?....... Vesselam..
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilElmas yaratılışta sabrı en iyi anlatan doğal dönüşüm.Karbonun binlerce yıllık,yüksek basınçta oluşumu, yeni maddedir
YanıtlaSil